Anlaşılmak ve haklı çıkmak için yapılan tartışmalar bizi nasıl iyileştirebilir ki? Tarih, hırslarından arınmayı başarmış iki insanın içtenlikle konuşmasını hiç yazmayacak mı?
Yarattığın enkaz için teşekkür ederim. Müthiş bir enkaz yarattın. İşin komik tarafı farklı olur sanmıştım -ki farklıydı da- ama aynı şekilde bitti. Yani olur böyle şeyler; yapraklar düşer, yağmur yağar falan, olur yani.
Peki ben şimdi nasıl devam edeceğim? Olay özlemek ya da spesifik bir insan değil. Yeni bir şeylere başlama cesaretini nerede bulacağım, ya da bulacak mıyım? Çünkü kendimi “her şey bu sonuca varıyorsa, bir daha kimseyi sevmeyeceğim.” derken buluyorum elim çekmecelerde bütün anıları kaldırırken. Hoş. Ne kırgın ne kızgın; hiç bir şey hissetmiyorum. Savrulduk hepsi bu. Ve de benim artık rüzgara karşı koyacak takatim dahi kalmadı. Belki böylesi daha iyidir, ne dersin? Ne diye karşı koyuyoruz ki olacak olan oluyorken. Eskiden yapabileceklerimden korkardım, kendimi dizginlemeye çalışırdım. Artık korkmuyorum ve umursamıyorum. Olay bitmesi falan değil. Her şeyin 2-3 dakika içerisinde silinebilmesi. Geçirilen yılların izleri bu kadar küçük bir zaman diliminde silinebiliyor. Hoş. Umarım anlatabilmişimdir, zira toparlayamıyorum beynimi. Fırtına geliyor ve ben pamuk ipliği ile dalına bağlı bir yaprağım. Bir an önce düşmek istiyorum.